Küresel ısınma alerjik nezlelerin artış nedenlerinden

Küresel ısınma alerjik nezlelerin artış nedenlerinden

Bilim insanları yapmış oldukları araştırmalar sonucunda alerjik hastalıklardaki artışın bir nedeni olarak küresel ısınmayı gösteriyor. Uzamanlar küresel ısınma ile bahar ve yaz mevsimlerinin yedişer gün uzamasına neden olduğunu kaydederek, bu durumun ise çiçek tozlarına karşı vücudun geliştirdiği alerjik reaksiyon olan polen alerjisi mağduriyetinin daha da artmasını beraberinde getirdiğini ifade ediyor.

Ayrıca hava kirliliğine bağlı olarak karbondioksitin de polen üretimini arttığını belirten İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nur Dilek Bakan, kalıtsal olan bu alerjinin diğer alerji türleri ve Covid-19 ile karıştırılması noktasında uyarılarda bulundu. Bahar nezlesinin özellikle omicron varyantı ile benzer yönleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nur Dilek Bakan, “Polikliniklere virüs şüphesiyle başvuran hastaların öykülerine bakıldığında ve gerekli tetkikler yapıldığında genelde bahar alerjisine bağlı alerjik reaksiyon olduğunu görüyoruz. Alerjik nezlesi bulunanlar özellikle mevsim geçişleri ve yaz ayalarında dikkatli olmalılar” dedi.

Evcil hayvanlar da polen taşıyıcısı
Polenin rüzgar ve hava kirliliği nedeniyle şehirlerde bile artışta olduğunu ifade eden Bakan, evcil hayvanları olanları da bahar nezlesine karşı uyardı. Hayvanların da polen taşıyıcısı olduğunu söyleyen Bakan, “ Evcil hayvanlarda da polen alerjisi olabiliyor. Dışarıda gezdirilen bu canlılar eve sokulmadan önce taranmalı ve daha sık yıkanmalarıdır. Ayrıca polen mevsiminde yatak odasına sokulmaması daha uygun olur. Nitekim bira, şarap gibi alkolü içeceklerin içerisinde bulunan histamin maddesinin de vücudumuzdaki alerjiyi tetikleyerek, alerjik reaksiyonu arttırabildiğini biliyoruz” diye konuştu.

Hemen hemen tüm polenlerin bahar nezlesine neden olduğunu belirten Bakan, alerjinin belirtilerini şu şekilde sıraladı:

“Alerji en çok burnu etkiliyor. En sık gördüğümüz bulgu burnun akması, tıkanması ve hapşırma. Burunda ve damakta kaşınma. Bunlara ilaveten gözlerde sulanma görmekteyiz. En sık görülen belirtilerden biri de öksürük. Eğer alt solunum yollarını da etkilerse o zaman nefes darlığı, hırıltı gibi semptomlar da ilave olmakta.”

Omicrona benziyor
Covid-19 ile olan benzerliği nedeniyle pandemi sürecinde hasta yoğunluğu bakımından zorluk yaşandığını kaydeden Bakan, “ Omicron varyantı üst solunum yolunu daha fazla tutan ve neredeyse bir nezle gibi seyreden bir hastalık oldu. Bu tabi aşılar sayesinde başarıldı. Bu sebeple bahar nezlesi omicron varyantıyla çok karıştırılıyor. Polikliniklerimize hasatlarımız daha çok Covid-19 şüphesiyle geliyor. Hastalığının tekrarlayıcı niteliğine, hastanın ateşinin olup, olmamasına bakarak, covid ile bahar nezlesinin ayırt etmeye çalışıyoruz. Ancak hiç ayırt edemediğimiz vakalar da oluyor. Bu durumda hastalımıza test yapıyoruz. Nitekim bu alerjinin nezle ile de benzerlikleri var. Ancak nezlede hafif ateş olabilmekte. Ateşlenmeyi bahar alerjisinde görmüyoruz. Bir diğer bulguysa, nezlede ve diğer viral hastalıklarda gördüğümüz vücuttaki kırıklık, kas ve eklem ağrılarını bahar nezlesinde görmüyoruz” diye konuştu.

Ailesinde alerjik nezle olanlar dikkat
Bahar nezlesinin kalıtsal olduğunu belirten Bakan, “Bahar nezlesi ailevi geçişli ve genlerimize kodlanmış bir alerjilerdir. Eğer ailenizde alerjik nezle varsa, diğer aile mensuplarında da bulunma ihtimali daha yüksektir. Ayrıca kişide egzama, astım gibi başka bir alerjik hastalık varsa, o zaman da alerjik nezlenin kişide olma ihtimali daha fazladır. Bunun yanı sıra çevresel faktörler de etkili yani sadece genlerle geçişi yeterli değil” şeklinde konuştu.

Odaklanma sorununa ve uyku apnesine neden oluyor
Bahar nezlesinin çocuklar üzerinde odaklanma problemine de neden olduğunu kaydeden Bakan, “Küçük çocuklarda burnun sürekli tıkalı olması veya akması dikkat eksikliğine neden olabiliyor. Okul başarısını önemli derecede etkiliyor. Özellikle de sınavların en yoğun olduğu bahar ve yaz aylarında alerjik nezlesi olan çocuklarda sınav başarıları düşmekte. Burnun sürekli tıkalı olmasının bir diğer yol açacağı etken ise uyku apnesi için bir risk faktörü olmasıdır. Diğer bir sorun da ağzın sürekli açık kalmasına bağlı olarak ağız ve diş sağlığı ile ilgili problemlere neden olmasıdır” ifadelerinde bulundu.

Tedavisi var
Alerjiyi genlere kodlandığı için tamamen yok etmenin mümkün olmadığını ifade eden Bakan, “Yok edilemese de alerjiyi tamamen kontrol altına almak mümkün. Bunun sağlanmasının başında da alınacak önlemler geliyor. Önlemlere ilaveten de ilaç tedavilerimiz var. Bir diğer seçenek de aşı tedavisidir. Bahar alerjisinde ilk seçeneğimiz her zaman önlem almaktır. Önlemlerin işe yaramadığı, alerjinin ağır durumda olduğu, ilaçların etki etmediği, yetersiz kaldığı veya yan etkiye sebep olduğu durumlarda ise aşı bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor ”diye konuştu.

Maske kullanmak alerjiye karşı koruyucu
Alınacak önlemlerden de bahseden Bakan, “Pandemi nedeniyle bahar nezlesinde maskenin bir etkisinin olup olmadığı da bilim insanları tarafından araştırıldı ve etkisi olduğu görüldü. Maskenin tamamen engellemese de azalttığını biliyoruz. Maske de burnumuzu ve ağzımıza polenlerin girişini azaltmaktadır. Bunun dışında alerjisi olan bireylerin büyük gözlükler takması mağduriyeti az da olsa önlüyor. Ayrıca bahar aylarında polen mağduriyetini azaltmak için geniş siperlikli şapkalar da kullanılabilir” dedi.

Bahar alerjisi olanlara öneriler
Günlük hayatta alınacak önlemlerle bahar nezlesinin hafifletilebileceğini söyleyen Bakan, “Bahar nezlesi olan kişilere önerim sabah çok erken saatte pencerelerini açmamaları. Çünkü polenlemenin en yoğun olduğu saatler sabahlarıdır. O saatlerde açık havada spor ya da yürüyüş yapmasınlar. Gün içerisinde mümkün olduğunca pencerelerini kapalı tutmalarını, arabalarında polen filtrelerini düzenli olarak yenilemelerini öneriyorum. Ayrıca piknik gibi ortamlarda bulunduysalar eve geldiklerinde duş almaları ve üstellerini değiştirmeleri alerjilerinin tetiklememesi adına önemlidir” önerilerinde bulundu.

Bahar nezlesi 11 ay sürebiliyor
Polen alerjisinin yalnızca bahar ayında görünmediğini, ağaç, çayır, çimen ve yabani ot alerjileri de olmak üzere başlıca polen alerjileri de olduğunu belirten Bakan, “Bunlardan ağaç polenleri en erken başlayandır. Ocak ayında bile başladığı zamanları biliyoruz. Daha sonra çayır, çimen alerjisi başlıyor. Nisan ile Haziran arasında devam ediyor. En son da yabani otlar değimiz otsu bitkiler, Ağustos-Eylül gibi başlamaktadır. Bazen Kasım’a kadar uzayabildiğini biliyoruz. Yani Ocak ayından Kasım ayına kadar uzayan bir polen mevsimi görebiliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.