Sınav kaygısıyla nasıl başa çıkılır?

17-18 Haziran’da gerçekleştirilecek YKS öncesi öğrenciler gergin bir bekleyiş içinde… Ancak sınav başarısına etki edebilen bu durumun üstesinden gelmenin çeşitli yolları var. Özellikle son yılların en bilimsel kanıt temelli yaklaşımı olan Kabul ve Adanmışlık Terapisi’nin (ACT) bu kaygılara yönelik etkili yaklaşım yolları sunduğunu belirten Uzman Psikolog Levent Doğan, “Söz konusu yöntemdeki amaç, kaygıyı kontrol etmek ya da ondan kurtulmaya çalışmak değil bu duyguyu doğal bir durum olarak kabul etmektir. Böylelikle duyguların sınava olan etkisi yönetilebilir” dedi ve öğrencilerle ebeveynlere şu önerilerde bulundu:

Levent Doğan

Öğrenciler için öneriler

Sınava hangi değerlerle gireceğinizi düşünün

Sınavdan hemen önce, sürdürdüğünüz bu eylemin hangi değerlerinizle ilgili olduğunu keşfedin. Başarılı olmak, kabul görmek, onay almak, saygı görmek gibi baskı unsuru olan öğrenilmiş hedefleriniz yerine sınava hangi değerlerle gireceğinizi düşünün. Öğrenen, gelişen, katkı sağlayan, yetkinleşen ve bağımsız bir birey olma gibi değerleriniz varsa tespit edin ve bu sınava girmenin bu değerlere yönelik adanmış bir eylem olduğunu kendinize hatırlatın. Ek olarak, en az bir yıldır verdiğiniz emeği de takdir edin. Çünkü tüm bu hazırlık süreci, tıpkı bu sınava girmek gibi, değerlerinize yönelik kararlı ve adanmış davranışlarınızı kapsar.

Kaygıyı olağan karşılayın

Kaygı ve stres, sınavlar gibi yüksek baskılı yaşantılara verdiğimiz doğal tepkilerdir. Kaygınızı yönetmek yerine, bu duyguyu olağan karşılayın. Araştırmalara göre duygular, onları yönetmeye ve azaltmaya çalıştıkça kalıcı hale gelir. Onları olağan karşılar ve gönüllü bir şekilde yaşanmasına alan açarsak, yapmakta olduğumuz şeyler üzerine etkileri azalır. Olağan ve doğal karşılanmadığında, kaygınız panik haline dönüşebilir; karar verme, problem çözme ve odaklanma gibi en çok ihtiyaç duyduğunuz bilişsel becerileri ketleyebilir. Gönüllü bir şekilde onu tanımlayıp olağanlığını kabul ettiğinizde ise, duygunuzla ilişkiniz yapılanır ve daha bilinçli bir şekilde sınavınızı sürdürebilirsiniz.

Ebeveynler ne yapmalı?

Güvenli bir iletişim şart

Öğrenciler için zorlu ve kaygılı geçen bu süreç aynı zamanda ebeveynler için de oldukça zorlayıcıydı. Çocuğunuzun potansiyelini yaşamasını sağlamak adına fedakarlıklar yapan bir ebeveyn olarak, bu son günlerde ve hatta sınavın ardından şöyle bir yol izlemelisiniz.

Önce çocuğunuzun duygularını güvenle ifade edebilmesine alan açın. Onlara nasıl hissettiklerini, yargısız ve koşulsuz bir yaklaşımla sorarak duyguları hakkında konuşmalarını sağlayın. Onları karşınızda, “çok korkuyorum; acayip gerginim” gibi duyguları ifade ederken gördüğünüzde telaşlanmayın. Bu duyguları hafifletmek için telkinler ve tavsiyeler vermek yerine onları aktif bir şekilde sadece dinleyin, duygularının doğallığına ve olağanlığına vurgular yapın. Ayrıca bu yaşadıklarının, kıymetli bir deneyim olduğunu hatırlatın. Bu noktada kıyaslamalardan da uzak durun. “Bak diğerleri nasıl rahat sen niye bu kadar kafana takıyorsun. Halledeceksin merak etme.” gibi ifadeleriniz iyi niyetli olsa da olumlu veya olumsuz kıyaslama çocuğunuzu iletişime ve duygularına kapatabilir. Ek olarak, şimdiye kadar önüne bir rol model koyduysanız, onunla kıyaslamayı da sonlandırın. Örneğin, “bak kuzenin şu sınav günü böyle böyle yapmış rahat geçmiş sınavı” gibi söylemler de çocuğa yine “bir şeyler yap ve bu duygunu azalt” mesajı iletmekte ve bu tüm bahsettiğim yaklaşımı yıkmaktadır.

Çabası için takdir edin

Çocuğunuzun sınav sonucu sizin ne kadar başarılı bir ebeveyn olup olmadığınızı göstermeyecek. Çocuğunuzun ne kadar değerli biri olup olmadığını da… Sınavdan evvelki konuşmalarınızda, sonuçtan beklentilerinizi ve başarıyı önemseyişinizi vurgularsanız sınav anındaki kaygıları artırırsınız. Bu nedenle, çocuğunuzu sınavdan hemen önce tüm süreç ve çabası için takdir edin. Bunu bir kural olarak değil gerçekten samimiyetle ve iyi niyetle yapın. Sonuçtan bağımsız onu sevdiğinizi ve koşulsuz bir şekilde kabul ettiğinizi ifade edin. Zihniniz size “tabii ki öyle evet ama bunu yaparsam gevşeyip sorumsuzlaşır. Sınava verdiği önem azalır” diyor olabilir. Buna rağmen onu koşulsuz kabul eden yaklaşımınızın aslında sınav performansına katkı sağlayacağından emin olabilirsiniz. Bunun ayrıca aranızdaki tüm ilişkinin kalitesine de katkısı olacaktır. Bununla birlikte, kendinizi de takdir etmeyi unutmayın. Sizler de gerek kişisel vaktinizden ve masraflarınızdan kısıp evladınızın eğitimine yatırım yaptınız. Sonuçla ilgilenmeniz yine doğal ancak bu noktada sizler de bu yaklaşımınızın altındaki aile ve eğitim değerlerinize yönelirseniz, daha esnek ve kaliteli sonuçlar alabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir